Albümler
Manolya ertesi gün ofisten dönerken kurabiyeler için gerekli malzemelerin yanı sıra çeşit çeşitte kurabiye kalıbı almıştı. Ayrıca şeffaf şekerleme poşetleri ve renk renk kurdeleler da bulmuş, paketleme için ekstra bir kaç süsleme daha alıp heyecanla eve getirmişti. Eve gelir gelmez Bade ile beraber keyifle hayvanlar için ödül kurabiyelerini hazırlamışlardı. Pişirdikleri kurabiyeleri ertesi gün paketlemek için fırında bırakıp güzel de bir çay demleyerek salona geçtiler.
Bade yeni sergisi için galerilerle konuşmaya başlamıştı. Yeni çalışması onu iyice gaza getirmiş ve serginin temasını belirlemenin verdiği rahatlıkla çıkartacağı bir seri eseri daha şimdiden kafasında şekillendirmişti. Tablolarında gözler ön planda olacaktı. İlk tablosunda onun gözlerini ve kendi gözlerini buluşturmuştu. Diğer eserlerinde ise daha çok tarafların özlemlerine, hayallerine yer verecekti ve bu duygu yoğunluğunu yine bakışlarda betimleyecekti. Tabi ki seride renklerde çok önemli rol oynuyordu ve enteresan renk oyunları yapmayı planlıyordu. Gözler, semboller ve renkler...
Tek boyda çalışmaktansa büyük, küçük farklı ebatlarda çalışmayı ve bu eserlerin sergilerken farklı farklı kombinasyonlar kullanmayı seviyordu.
Ballı, sütlü çayını yudumlarken içi ısınmıştı, son derece huzurlu ve üretken hissediyordu. Manolya Kaan gelmeden önce hazırlanmak için odasına geçmişti ki çok geçmeden küpesinin kaybolan tekini aramak için salona geri döndü ve Bade'nin de yardımıyla küpesini çabucak buldu. Son bir kez kapının yanındaki aynada makyajını kontrol ederken telefonu çaldı ve alelacele şans dileyip evden çıktı. Evin kendisine kalmasını fırsat bilen Bade kendisini şımartmak için bir şeyler yapmak istiyordu ama ne yapmak istediği konusunda hiç bir fikri yoktu ve boş boş televizyon izlemekten de sıkılmıştı. Sonunda eski fotoğrafları karıştırmaya karar verdi. Bir sürü albümü vardı ve eski resimlere bakmayı sevmenin yanı sıra onlara çok da değer veriyordu. Bu resimlerde kimler kimler yoktu ki!: Büyük büyük anneler, büyük büyük babalar, dıdısının dıdısı akrabalar, kuzenler, yeğenler, arkadaşlar, vs.
Birer birer incelediği fotoğraflarla mutlu olmuştu. Açtığı son albümde onun resimlerine denk gelince şöyle durup düşüncelere daldı; o güzel gözlerini, o güzel bakışlarını, o esprili ve sıcak hallerini özledi. Sonra eski filmlerden çıkma romantizmini ve centilmenliğini özledi. Birde yanındayken kendisini küçük bir kız çocuğu gibi hissetmeyi özledi. En yakın arkadaşlarıyla tanıştığı zamanları hatırladı. Yumuşacık ve sıcacık dolgun dudaklarıyla kaşından başlayarak şakaklarına, oradan da elmacık kemiğine, yanağına, dudağının kenarına ve sonunda dudaklarına kadar yavaş yavaş, hiç acele etmeden duygu dolu öpüşlerini hatırlayınca ise içi titredi. Onun o kocaman ve güzel gözlerine uzun uzun bakmayı ne de çok severdi!..
Sonuncu albüm de bitirmişti ve hepsini bir kerede kucaklayıp yerlerine kaldırdı. Saat cheesecake yapmak için çok geç olmuştu. Haşhaşlı hurma topları yapıp stüdyosuna geçmeye karar verdi (tarifimiz sayfanın altındadır). Kısa sürede atıştırmalık tatlılarını hazırlayıp büyük bir fincanda kahve yaparak stüdyoya doğru ilerledi. Elleri dolu olduğu için ışığın anahtarını omzuyla açtı ve elindekileri şövalenin yanında ki sehpaya bıraktı. Biten eserini kenara koyup tuval rafından yeni bir tuval çıkatttı ve şövalesine yerleştirdi.
Yeni çalışması maziden gelen heyecanını betimler nitelikte olacaktı. Kahverengi tonlarındaki tüplerin yanı sıra gül pembesi tonlarında bir tüp boyayı da alıp paletine birer miktar sıktıktan sonra kullanacağı fırçaları seçti ve taban rengini vurmaya başladı. Çoğu zaman çizim bile yapmaya gerek duymuyordu; sadece hayallerinin tepe gözüyle zihninde beliren görselleri tuvaline aktarıyordu. Bir nevi hayallerinin yazıcısı gibiydi. Bade eserlerini aylarca süründürmeksizin genellikle en fazla bir kaç gün içinde, çok yoğun çalışması gerekse de bitirmekten yanaydı; fikirler, hisler tazeyken bir an önce tablolarını bitirmeliydi. Uzayan süreçte hissiyat bayatlamaya, zorlamalar baş göstermeye başlardı ve akış yavaşlayıp durma seviyesine gelebilirdi. Onun için çoğu zaman gece, gündüz demeden çalışır sonra da bitirdiği eserine hem şaşırarak, hem de gurur duyarak uzun uzun bakardı. Layıkıyla dinlenebilmek için zihnini boşaltmalıydı ve bunu da en kolay ve yaratıcı şekilde sanatı aracılığıyla yapıyordu. Eski enerjisini boşaltıp, gelen taze enerjiyle bir nevi kendisini yeniden şarj ediyordu. Yine saatlerce yeni tablosunun üzerinde çalıştıktan sonra sabaha doğru uyumaya karar verdi.
Haşhaşlı Hurma Topları
7-8 adet hurma
1 avuç karışık çerez (badem, ceviz, fındık)
Yarım çay kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı zencefil
1 fiske karanfil
1 avuç mavi haşhaş
Yapılış
Hurmaların çekirdeklerini çıkartıp iyice eziyoruz. Sonra dövdüğümüz çerezleri ve haşhaş hariç baharatları hurmalara ekleyip karıştırıyoruz ve iyice yoğuruyoruz. Karışımdan küçük parçalar kopartıp yuvalıyoruz ve bu topları boş bir tabağa yaydığımız haşhaşa buluyoruz.
Afiyet olsun!
Bade yeni sergisi için galerilerle konuşmaya başlamıştı. Yeni çalışması onu iyice gaza getirmiş ve serginin temasını belirlemenin verdiği rahatlıkla çıkartacağı bir seri eseri daha şimdiden kafasında şekillendirmişti. Tablolarında gözler ön planda olacaktı. İlk tablosunda onun gözlerini ve kendi gözlerini buluşturmuştu. Diğer eserlerinde ise daha çok tarafların özlemlerine, hayallerine yer verecekti ve bu duygu yoğunluğunu yine bakışlarda betimleyecekti. Tabi ki seride renklerde çok önemli rol oynuyordu ve enteresan renk oyunları yapmayı planlıyordu. Gözler, semboller ve renkler...
Tek boyda çalışmaktansa büyük, küçük farklı ebatlarda çalışmayı ve bu eserlerin sergilerken farklı farklı kombinasyonlar kullanmayı seviyordu.
Ballı, sütlü çayını yudumlarken içi ısınmıştı, son derece huzurlu ve üretken hissediyordu. Manolya Kaan gelmeden önce hazırlanmak için odasına geçmişti ki çok geçmeden küpesinin kaybolan tekini aramak için salona geri döndü ve Bade'nin de yardımıyla küpesini çabucak buldu. Son bir kez kapının yanındaki aynada makyajını kontrol ederken telefonu çaldı ve alelacele şans dileyip evden çıktı. Evin kendisine kalmasını fırsat bilen Bade kendisini şımartmak için bir şeyler yapmak istiyordu ama ne yapmak istediği konusunda hiç bir fikri yoktu ve boş boş televizyon izlemekten de sıkılmıştı. Sonunda eski fotoğrafları karıştırmaya karar verdi. Bir sürü albümü vardı ve eski resimlere bakmayı sevmenin yanı sıra onlara çok da değer veriyordu. Bu resimlerde kimler kimler yoktu ki!: Büyük büyük anneler, büyük büyük babalar, dıdısının dıdısı akrabalar, kuzenler, yeğenler, arkadaşlar, vs.
Birer birer incelediği fotoğraflarla mutlu olmuştu. Açtığı son albümde onun resimlerine denk gelince şöyle durup düşüncelere daldı; o güzel gözlerini, o güzel bakışlarını, o esprili ve sıcak hallerini özledi. Sonra eski filmlerden çıkma romantizmini ve centilmenliğini özledi. Birde yanındayken kendisini küçük bir kız çocuğu gibi hissetmeyi özledi. En yakın arkadaşlarıyla tanıştığı zamanları hatırladı. Yumuşacık ve sıcacık dolgun dudaklarıyla kaşından başlayarak şakaklarına, oradan da elmacık kemiğine, yanağına, dudağının kenarına ve sonunda dudaklarına kadar yavaş yavaş, hiç acele etmeden duygu dolu öpüşlerini hatırlayınca ise içi titredi. Onun o kocaman ve güzel gözlerine uzun uzun bakmayı ne de çok severdi!..
Sonuncu albüm de bitirmişti ve hepsini bir kerede kucaklayıp yerlerine kaldırdı. Saat cheesecake yapmak için çok geç olmuştu. Haşhaşlı hurma topları yapıp stüdyosuna geçmeye karar verdi (tarifimiz sayfanın altındadır). Kısa sürede atıştırmalık tatlılarını hazırlayıp büyük bir fincanda kahve yaparak stüdyoya doğru ilerledi. Elleri dolu olduğu için ışığın anahtarını omzuyla açtı ve elindekileri şövalenin yanında ki sehpaya bıraktı. Biten eserini kenara koyup tuval rafından yeni bir tuval çıkatttı ve şövalesine yerleştirdi.
Yeni çalışması maziden gelen heyecanını betimler nitelikte olacaktı. Kahverengi tonlarındaki tüplerin yanı sıra gül pembesi tonlarında bir tüp boyayı da alıp paletine birer miktar sıktıktan sonra kullanacağı fırçaları seçti ve taban rengini vurmaya başladı. Çoğu zaman çizim bile yapmaya gerek duymuyordu; sadece hayallerinin tepe gözüyle zihninde beliren görselleri tuvaline aktarıyordu. Bir nevi hayallerinin yazıcısı gibiydi. Bade eserlerini aylarca süründürmeksizin genellikle en fazla bir kaç gün içinde, çok yoğun çalışması gerekse de bitirmekten yanaydı; fikirler, hisler tazeyken bir an önce tablolarını bitirmeliydi. Uzayan süreçte hissiyat bayatlamaya, zorlamalar baş göstermeye başlardı ve akış yavaşlayıp durma seviyesine gelebilirdi. Onun için çoğu zaman gece, gündüz demeden çalışır sonra da bitirdiği eserine hem şaşırarak, hem de gurur duyarak uzun uzun bakardı. Layıkıyla dinlenebilmek için zihnini boşaltmalıydı ve bunu da en kolay ve yaratıcı şekilde sanatı aracılığıyla yapıyordu. Eski enerjisini boşaltıp, gelen taze enerjiyle bir nevi kendisini yeniden şarj ediyordu. Yine saatlerce yeni tablosunun üzerinde çalıştıktan sonra sabaha doğru uyumaya karar verdi.
Haşhaşlı Hurma Topları
7-8 adet hurma
1 avuç karışık çerez (badem, ceviz, fındık)
Yarım çay kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı zencefil
1 fiske karanfil
1 avuç mavi haşhaş
Yapılış
Hurmaların çekirdeklerini çıkartıp iyice eziyoruz. Sonra dövdüğümüz çerezleri ve haşhaş hariç baharatları hurmalara ekleyip karıştırıyoruz ve iyice yoğuruyoruz. Karışımdan küçük parçalar kopartıp yuvalıyoruz ve bu topları boş bir tabağa yaydığımız haşhaşa buluyoruz.
Afiyet olsun!



Yorumlar
Yorum Gönder