İtalya
Yeni tablosunu bitirmek üzereydi. Bütün gün hiç durmadan çalıştığı için sonunda mola vermeye karar verdi. Bugünlük işi bitmişti, fırçalarını yıkayıp etrafı toparladıktan sonra stüdyonun ışığını kapatarak salona geçti. Bir müddet pencere kenarında kitap okuduktan sonra sıcak bir şeyler içme isteği duydu ve mutfağa gidip çay demledi.
Dışarıda yağmur yağarken Bade sıcak evinde sütlü çayını yudumluyor ve birbirinden güzel seyahat programları izliyordu. Sicilya, Floransa, Roma derken yine içinde ki İtalya aşkı kabarmıştı. Özellikle şu sıralar içi içine sığmıyor, Avrupa'da yaşamanın hayalleri kuruyordu. Keşke biraz orada, biraz burada yaşayabilseydi!.. Genelde yoğun çalışan bir insan olarak şu aralar bir nevi inzivaya çekilmişti. Hayatı biraz ağırdan alıp, kışın sakinliğinden yararlanarak tatil yapıyordu.
Daha önce gittiği, bol bol gezip dolaştığı, hatta bir süre yaşadığı, tarih dolu kokusunu içine çektiği yerleri zihninde defalarca geziyor ve zamanı geldiğinde nereye yerleşeceğini düşünüyordu. İnternet üzerinden de olsa satılık evleri geziyor, haritadan yerlerini tayin ediyor, manzaralarını inceliyor ve fiyatlarını birbirleriyle mukayese ediyordu. Her sabah köşe başındaki kahvede içeceği sert kahveye (espresso) ne kadar alışmaya çalışsa da bir türlü alışamamıştı lakin cappuccinoya alışabileceğini düşünüyordu. Küçük ve sempatik fırından alacağı ılık cibatta ekmeği ve muhteşem italyan peynirleriyle yapacağı lezzetli kahvaltısının kokusunu hatta tadını bile hissedebiliyordu.
Evinin altında yada hemen yakınlarında küçük de bir galerisi olsa ne güzel olurdu! Sergi açacağı galerileri ve katılacağı sanat festivallerini de araştırıyor, belirlediği galerilerde açılan son sergileri de incelemeden geçmiyordu. Sanat malzemelerini temin ettiği tanıdık kırtasiyeyi (art shop), boyaların göz kamaştırıcı çeşitliliğini, seçeceği fırçaları ve dilediği boyutlarda kendisi için özel olarak hazırlanmış tuvallerdeki taze gesso (gerildikten sonra tuvale uygulanan özel bir astar) kokusunu bile alabiliyordu.
Mesela İtalya'da pazartesi sendromu da yoktu.Çünkü pazartesi dükkanlar genellikle öğlen dörtte açılıyordu! Şimdiye kadar Bade'ye en yakın gelen şehir Roma'ydı. Eski Roma, binaların üzerindeki işlemeleriyle, hemen hemen her köşe başında ki çeşmeleriyle, heykelleriyle başlı başına mükemmel bir ilham kaynağıydı. Burası sıkıldığında kapıdan şöyle bir çıkıp dolaşsa yine ilhamla dolacağı kadar güzel bir şehirdi. Haftanın birkaç gününü gezeceği müzelere ve tarihi yapılara ayırmayı, içleri işlemelerle, tarif edilemez güzellikte sanat eserleriyle dolu olan kiliseleri bir bir gezmeyi planlıyordu.
Kurduğu hayallerden ilham alarak Manolya gelmeden güzel bir biscotti yapmaya karar verdi (biscottinin tarifini aşağıda bulabilirsiniz).
Çikolatalı Biscotti
2 su bardağı buğday unu
Yarım su bardağı kakao
1 çay kaşığı karbonat
Yarım çay kaşığı kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
90 g tereyağı (Oda sıcaklığında)
1 su bardağı esmer şeker
3 yumurta
1 su bardağı badem, irice doğranmış
1 su bardağı kuru üzüm
120 g bitter çikolata, irice doğranmış
1 çay kaşığı tarçın
Yapılışı
Un, kakao, karbonat, kakao, tuz ve kabartma tozunu orta boy bir kaba eliyoruz. Oda sıcaklığındaki tereyağını derin bir kapta 3-4 dakika boyunca iyice yumuşayana kadar çırpıyoruz ardından şeker ilave edilip 3-4 dakika daha çırpıyoruz. Hafif çırpılmış iki yumurtayı da bu karışıma ekleyip yaklaşık 5 dakika daha çırpmaya devam ediyoruz. Sonra unlu karışımı azar azar karıştırıyoruz. Ardından iri doğranmış bademleri, üzümü, tarçını ve çikolata parçalarını ilave edip tahta karışık yardımıyla harmanlıyoruz.
Kabın içinde ki hamuru iki bölüp önce bir parçasını sonra diğer parçasını 30cm. boyunda rulolar haline getirip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinin üzerine çapraz olarak yerleştiriyoruz. Ruloların tepesinden hafif hafif bastırarak düzlüyoruz ve kalan bir yumurtanın beyazını üzerine sürüyoruz (İstenirse üzerine toz şekerde serpilebilir).
Önceden 180C derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 25 dakika pişiyoruz ancak sürenin yarısında ruloları ters çevirip altlarını da pişireceğiz. Sonra ruloları çıkartıp yaklaşık yarım saat soğumalarını bekleyip ruloları 1,5-2cm. genişliğinde dilimliyoruz.
Dilimlediğimiz biscottileri tekrardan yağlı kağıt serili tepsinin üzerine diziyoruz ve bu sefer 150C dereceye düşürdüğümüz fırına atıyoruz. Yaklaşık 30 dakika daha pişirdikten sonra fırından çıkartıp iyice soğumasını bekliyoruz.
Afiyet olsun!
Dışarıda yağmur yağarken Bade sıcak evinde sütlü çayını yudumluyor ve birbirinden güzel seyahat programları izliyordu. Sicilya, Floransa, Roma derken yine içinde ki İtalya aşkı kabarmıştı. Özellikle şu sıralar içi içine sığmıyor, Avrupa'da yaşamanın hayalleri kuruyordu. Keşke biraz orada, biraz burada yaşayabilseydi!.. Genelde yoğun çalışan bir insan olarak şu aralar bir nevi inzivaya çekilmişti. Hayatı biraz ağırdan alıp, kışın sakinliğinden yararlanarak tatil yapıyordu.
Daha önce gittiği, bol bol gezip dolaştığı, hatta bir süre yaşadığı, tarih dolu kokusunu içine çektiği yerleri zihninde defalarca geziyor ve zamanı geldiğinde nereye yerleşeceğini düşünüyordu. İnternet üzerinden de olsa satılık evleri geziyor, haritadan yerlerini tayin ediyor, manzaralarını inceliyor ve fiyatlarını birbirleriyle mukayese ediyordu. Her sabah köşe başındaki kahvede içeceği sert kahveye (espresso) ne kadar alışmaya çalışsa da bir türlü alışamamıştı lakin cappuccinoya alışabileceğini düşünüyordu. Küçük ve sempatik fırından alacağı ılık cibatta ekmeği ve muhteşem italyan peynirleriyle yapacağı lezzetli kahvaltısının kokusunu hatta tadını bile hissedebiliyordu.
Evinin altında yada hemen yakınlarında küçük de bir galerisi olsa ne güzel olurdu! Sergi açacağı galerileri ve katılacağı sanat festivallerini de araştırıyor, belirlediği galerilerde açılan son sergileri de incelemeden geçmiyordu. Sanat malzemelerini temin ettiği tanıdık kırtasiyeyi (art shop), boyaların göz kamaştırıcı çeşitliliğini, seçeceği fırçaları ve dilediği boyutlarda kendisi için özel olarak hazırlanmış tuvallerdeki taze gesso (gerildikten sonra tuvale uygulanan özel bir astar) kokusunu bile alabiliyordu.
Mesela İtalya'da pazartesi sendromu da yoktu.Çünkü pazartesi dükkanlar genellikle öğlen dörtte açılıyordu! Şimdiye kadar Bade'ye en yakın gelen şehir Roma'ydı. Eski Roma, binaların üzerindeki işlemeleriyle, hemen hemen her köşe başında ki çeşmeleriyle, heykelleriyle başlı başına mükemmel bir ilham kaynağıydı. Burası sıkıldığında kapıdan şöyle bir çıkıp dolaşsa yine ilhamla dolacağı kadar güzel bir şehirdi. Haftanın birkaç gününü gezeceği müzelere ve tarihi yapılara ayırmayı, içleri işlemelerle, tarif edilemez güzellikte sanat eserleriyle dolu olan kiliseleri bir bir gezmeyi planlıyordu.
Kurduğu hayallerden ilham alarak Manolya gelmeden güzel bir biscotti yapmaya karar verdi (biscottinin tarifini aşağıda bulabilirsiniz).
Çikolatalı Biscotti
2 su bardağı buğday unu
Yarım su bardağı kakao
1 çay kaşığı karbonat
Yarım çay kaşığı kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
90 g tereyağı (Oda sıcaklığında)
1 su bardağı esmer şeker
3 yumurta
1 su bardağı badem, irice doğranmış
1 su bardağı kuru üzüm
120 g bitter çikolata, irice doğranmış
1 çay kaşığı tarçın
Yapılışı
Un, kakao, karbonat, kakao, tuz ve kabartma tozunu orta boy bir kaba eliyoruz. Oda sıcaklığındaki tereyağını derin bir kapta 3-4 dakika boyunca iyice yumuşayana kadar çırpıyoruz ardından şeker ilave edilip 3-4 dakika daha çırpıyoruz. Hafif çırpılmış iki yumurtayı da bu karışıma ekleyip yaklaşık 5 dakika daha çırpmaya devam ediyoruz. Sonra unlu karışımı azar azar karıştırıyoruz. Ardından iri doğranmış bademleri, üzümü, tarçını ve çikolata parçalarını ilave edip tahta karışık yardımıyla harmanlıyoruz.
Kabın içinde ki hamuru iki bölüp önce bir parçasını sonra diğer parçasını 30cm. boyunda rulolar haline getirip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinin üzerine çapraz olarak yerleştiriyoruz. Ruloların tepesinden hafif hafif bastırarak düzlüyoruz ve kalan bir yumurtanın beyazını üzerine sürüyoruz (İstenirse üzerine toz şekerde serpilebilir).
Önceden 180C derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 25 dakika pişiyoruz ancak sürenin yarısında ruloları ters çevirip altlarını da pişireceğiz. Sonra ruloları çıkartıp yaklaşık yarım saat soğumalarını bekleyip ruloları 1,5-2cm. genişliğinde dilimliyoruz.
Dilimlediğimiz biscottileri tekrardan yağlı kağıt serili tepsinin üzerine diziyoruz ve bu sefer 150C dereceye düşürdüğümüz fırına atıyoruz. Yaklaşık 30 dakika daha pişirdikten sonra fırından çıkartıp iyice soğumasını bekliyoruz.
Afiyet olsun!



Yorumlar
Yorum Gönder