Sürpriz
Film gösterimi ve sonrasında ki kokteyl çok keyifli geçmişti. Hatta filmin ilk yarısında dağıtılan şampanya ilginç bir sürpriz olmuştu. Etkinliğin sonrasında Kaan ve Manolya geceye arkadaşlarıyla devam ederken Bade eve gitmeyi tercih etmişti.
Eve vardığında bir sürprizle karşılaştı; kapının önünde bir yılbaşı çiçeği duruyordu. Manolya için olabileceğini düşünerek eğilip yerden aldı. Üzerinde bir kart olduğunu fark edince yanlış adrese bırakılıp bırakılmadığını anlamak için şöyle bir göz ucuyla karta baktı ve küçük beyaz kartta sadece 'Bade' yazdığını görünce inanılmaz şaşırdı.
İçeriye geçip kapıyı kapatır kapatmaz sırtına kapıya dayadı ve şaşkınlıkla karta daha yakından baktı, son derece düzgün harflerle yazılmıştı. Zihninde düşünceler birbirini kovalamaya başladı, olasılık dosyaları üst üste yığılıyordu ve beyninin arşiv odası fena karışmıştı. Kim olabilirdi bu? Kim ve niye bugün? Niye bu gece? Niye bu saatte? Bir an durdu ve 'bana neler oluyor!' dercesine başını sallayıp çantasını ve çiçeği alarak salona geçti. Kart ile çiçeği orta masaya bırakıp odasına yürüdü.
Kıyafetlerini değiştirip, makyajını sildikten sonra okkalı bir Türk Kahvesi yaparak salona geri döndü. Kartı tekrar eline aldı ve bir ayağını altına alarak divana oturdu. Bu yazı şekli tanık geliyordu ama nereden!? Sonra birden televizyonda ne zamandır beklediği bir belgeselin yayınlandığını hatırlayıp uzaktan kumandaya uzandı. Henüz başlamamıştı ve aklına çok uzun zamandır kapağını bile açmadığı günlüğü geldi. Nerede olabileceğini düşündü, eski çantalarından birisinde olduğunu hatırladı ve üşenmeden gidip defteri buldu.
Sayfaları şöyle bir karıştırdığında içinden hafif bir unutulmuşluk kokusu yayıldı. Sayfalarına yapıştırdığı resimlere ve diğer şeylere üstün körü baktı, ardından kartı alıp ilk boş sayfanın arasına sıkıştırarak defteri kapattı. Belgeseli başlamıştı ama sonrasında bir şeyler yazacağı kesindi! Yavaş yavaş kahvesi yudumlayarak ekrandaki görüntüleri izlemeye başladı.
Manolya ve Kaan gittikleri mekanda arkadaşlarından ayrılıp Kaan'ın arkadaşlarından birisinin evinde verdiği partiye geçtiler. Tansel'in güzel, büyük bir evi vardı ve saat oldukça geç olmasına rağmen içerisi tıklım tıklım kalabalıktı. Müzik sokağa taşıyordu. Tanıdıkları simaların arasından selam vererek geçtiler, ev sahibini arıyorlardı. Sonunda kalabalığın arasından onu görüp yanına gittiler. Tansel önemli bir müzik yapımcısıydı ve Kaan'ın çok eski bir arkadaşıydı, onları gördüğüne çok sevindi. Mutluluğunu belirten sözler söylediyse de müziğin yüksekliğinden dolayı söylediği hiç bir kelimeyi anlayamadılar, yine de gülümseyerek karşılık verdiler.
Bade'nin belgeseli bitmek üzereydi. Sanat tarihi üzerine olan bu belgeselin son kısmını oldukça sıkıcı bulduğundan defterine geri döndü. Defterle beraber getirdiği kalem kutusundan yapıştırıcıyı çıkartıp kartı defterine yapıştırdı ve aklına gelen ilk düşünceleri yazmaya koyuldu. Bir süre transa geçmişçesine yazı yazdıktan sonra karnının acıktığını fark etti. Defteri, kalemi kenara bırakıp dolapta neler olduğuna bir bakmak için mutfağa yöneldi. Sonra bu saatte ağır bir şeyler yememesi gerektiğine karar verip güzel bir smoothie (mikserden geçirilen malzemelerden oluşan yoğun kıvamlı bir içicek) yaptı. Çikolatalı olmamakla beraber çikolata tadında sağlıklı bir içecekti bu (tarifini aşağıda bulabilirsiniz). Blender'ı çabucak sudan geçirip kuruması için tezgaha bıraktı, bardağına da bir kamış atıp divanına geri döndü.
Çikolata Tadında Sağlıklı Smoothie
1 muz
1 tatlı kaşığı kakao tozu
2-3 büyük boy hurma
1 fiske tarçın
1 bardak süt
1 bardak soğuk su
Yapılışı
Bütün malzemeleri blender'dan geçirin. Daha koyu kıvamlı olmasını isterseniz hurmasını veya muzunu arttırabilirsiniz.
(Hurma ve muz potasyum kaynağıdır. Tarçın vücutta ki şekeri dengeler. Kakao Serotonin'i yükseltir yani mutluluk hormonunu!)
(Paket sütlerden daha faydalı olduğu için günlük süt, soya sütü, vb. sütler de tercih edebilirsiniz.)
Afiyet olsun!
Eve vardığında bir sürprizle karşılaştı; kapının önünde bir yılbaşı çiçeği duruyordu. Manolya için olabileceğini düşünerek eğilip yerden aldı. Üzerinde bir kart olduğunu fark edince yanlış adrese bırakılıp bırakılmadığını anlamak için şöyle bir göz ucuyla karta baktı ve küçük beyaz kartta sadece 'Bade' yazdığını görünce inanılmaz şaşırdı.
İçeriye geçip kapıyı kapatır kapatmaz sırtına kapıya dayadı ve şaşkınlıkla karta daha yakından baktı, son derece düzgün harflerle yazılmıştı. Zihninde düşünceler birbirini kovalamaya başladı, olasılık dosyaları üst üste yığılıyordu ve beyninin arşiv odası fena karışmıştı. Kim olabilirdi bu? Kim ve niye bugün? Niye bu gece? Niye bu saatte? Bir an durdu ve 'bana neler oluyor!' dercesine başını sallayıp çantasını ve çiçeği alarak salona geçti. Kart ile çiçeği orta masaya bırakıp odasına yürüdü.
Kıyafetlerini değiştirip, makyajını sildikten sonra okkalı bir Türk Kahvesi yaparak salona geri döndü. Kartı tekrar eline aldı ve bir ayağını altına alarak divana oturdu. Bu yazı şekli tanık geliyordu ama nereden!? Sonra birden televizyonda ne zamandır beklediği bir belgeselin yayınlandığını hatırlayıp uzaktan kumandaya uzandı. Henüz başlamamıştı ve aklına çok uzun zamandır kapağını bile açmadığı günlüğü geldi. Nerede olabileceğini düşündü, eski çantalarından birisinde olduğunu hatırladı ve üşenmeden gidip defteri buldu.
Sayfaları şöyle bir karıştırdığında içinden hafif bir unutulmuşluk kokusu yayıldı. Sayfalarına yapıştırdığı resimlere ve diğer şeylere üstün körü baktı, ardından kartı alıp ilk boş sayfanın arasına sıkıştırarak defteri kapattı. Belgeseli başlamıştı ama sonrasında bir şeyler yazacağı kesindi! Yavaş yavaş kahvesi yudumlayarak ekrandaki görüntüleri izlemeye başladı.
Manolya ve Kaan gittikleri mekanda arkadaşlarından ayrılıp Kaan'ın arkadaşlarından birisinin evinde verdiği partiye geçtiler. Tansel'in güzel, büyük bir evi vardı ve saat oldukça geç olmasına rağmen içerisi tıklım tıklım kalabalıktı. Müzik sokağa taşıyordu. Tanıdıkları simaların arasından selam vererek geçtiler, ev sahibini arıyorlardı. Sonunda kalabalığın arasından onu görüp yanına gittiler. Tansel önemli bir müzik yapımcısıydı ve Kaan'ın çok eski bir arkadaşıydı, onları gördüğüne çok sevindi. Mutluluğunu belirten sözler söylediyse de müziğin yüksekliğinden dolayı söylediği hiç bir kelimeyi anlayamadılar, yine de gülümseyerek karşılık verdiler.
Bade'nin belgeseli bitmek üzereydi. Sanat tarihi üzerine olan bu belgeselin son kısmını oldukça sıkıcı bulduğundan defterine geri döndü. Defterle beraber getirdiği kalem kutusundan yapıştırıcıyı çıkartıp kartı defterine yapıştırdı ve aklına gelen ilk düşünceleri yazmaya koyuldu. Bir süre transa geçmişçesine yazı yazdıktan sonra karnının acıktığını fark etti. Defteri, kalemi kenara bırakıp dolapta neler olduğuna bir bakmak için mutfağa yöneldi. Sonra bu saatte ağır bir şeyler yememesi gerektiğine karar verip güzel bir smoothie (mikserden geçirilen malzemelerden oluşan yoğun kıvamlı bir içicek) yaptı. Çikolatalı olmamakla beraber çikolata tadında sağlıklı bir içecekti bu (tarifini aşağıda bulabilirsiniz). Blender'ı çabucak sudan geçirip kuruması için tezgaha bıraktı, bardağına da bir kamış atıp divanına geri döndü.
Çikolata Tadında Sağlıklı Smoothie
1 muz
1 tatlı kaşığı kakao tozu
2-3 büyük boy hurma
1 fiske tarçın
1 bardak süt
1 bardak soğuk su
Yapılışı
Bütün malzemeleri blender'dan geçirin. Daha koyu kıvamlı olmasını isterseniz hurmasını veya muzunu arttırabilirsiniz.
(Hurma ve muz potasyum kaynağıdır. Tarçın vücutta ki şekeri dengeler. Kakao Serotonin'i yükseltir yani mutluluk hormonunu!)
(Paket sütlerden daha faydalı olduğu için günlük süt, soya sütü, vb. sütler de tercih edebilirsiniz.)
Afiyet olsun!



Yorumlar
Yorum Gönder